Kayıtlar

Tarih etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri Var Mıdır?

Araştırdığım kadarıyla, bu alanda uzman olan M.Fuad KÖPRÜLÜ Hoca’nın çalışması dikkatimi çekti. Osmanlı Devleti, Müslüman Türk devlettir. Dolayısıyla devlet ve hukuk alanında İslam ve Türk geleneklerinin esasları etkili olmuştur. Bizans Devleti’ne baktığımızda ise Hristiyanlık resmi din olduğu için devlet ve hukuk alanında Osmanlı ile etkisinin olmadığı düşünülür. Tarihin her döneminde Türkler ve Bizanslılar münasebet içindeler. Bu yüzden etkileşimin olmaması mümkün değildir.  Osmanlı bir uç beyliği olarak kurulmuş ve devletleşme imtihanını Bizans’a karşı vermiştir Özellikle Osmanlı’nın Bizans’ın payitahtını ele geçirmesi ile köklü bir devletin üzerine, yeni bir devlet kurulması, Roma İmparatorluğu’nun da varisi olduğu fikrini uyandırmıştır. Fatih Sultan Mehmed’in Osmanlı’yı devletten imparatorluğa dönüştürmesi, Bizans devlet modelinin örnek alındığının kanıtıdır. En önemli gelişme ise İstanbul’un fethinden sonra Fatih’in devleti teşkilatlandırma yoluna gitmesi, Bizans’ın Osmanl...

Osmanlı Devleti Demokratik Bir Devlet Miydi?

Osmanlı Devleti'nde demokrasi kavramı var mıydı? Demokrasi  halkın kendi kendini yönetmesi midir? Demokrasi sadece modern toplumlarda mı görülür? Demokrasi; halkın temsilcileri özgürce seçtiği, tüm yurttaşların eşit sayıldığı bir yönetim şeklidir. Osmanlı Devleti yönetim şekli olarak demokratik olmamakla birlikte, demokrasinin önemli taşlarını içinde barındıran bir devlet olma konumuna gelmişti. Saltanat yönetim şekli ile yönetildiği için, demokrasi geri planda tutulduğu söylenir. Aslında demokrasi sadece yönetimdeki kişileri seçme değildir, aynı zamanda kişinin başkasına zarar vermeden dilediğini yaptığı bir ortamdır. Osmanlı Devleti'nde demokrasinin hoşgörü politikası adı altında işlendiğini görüyoruz. Farklı dinden, dilden, ırktan, mezhepten insanların bir arada yaşaması aslında demokrasinin bir göstergesi olmuştur. İmparatorluk unvanını almasının en büyük nedeni, sadece  birçok kitaya yayılmış olması değil. Aynı zamanda toplumun yıllarca özgürce yaşadığı, bir zemin oluştur...

Dikey Hareketlilik Sürecim

Aslına bakarsanız blog sayfama yeni yazmaya karar verdiğimde, bilimsel bir yazı yazmayı çok istiyordum. Fakat blog sayfamdaki yazıların okunma oranlarına baktığım zaman daha çok gündelik konulu yazılarımın okunduğunu gördüm. Haliyle bilimsel çalışmalarımı bilimdili.com'a ayırdım. Bu benim için zor oldu tabii ki... Çünkü konu bulmak bilimsel bir çalışmada zor değil. Misal okuduğum bir makaleden yola çıkarak, kendimi farklı artaştırmalar içinde buluyorum. Gündelik bir konu hakkında yazı yazmak açıkçası biraz riskli... Her konu üzerine yazı yazılmaz tabii ki, bende hayatımın dönüm noktası olan dikey hareketlilik üzerine yazmak istedim. Kıbrıs'ta ki üniversite hayatını bırakıp, Muş'a gelmek benim için haliyle zor oldu. Öncelikle söylemem gerekir ki bir ön yargı ile gelmiştim buraya... Her şeyden önemlisi eğitim farkı, burada üniversiteleri kıyasladığımı söylemiyorum. Sadece Eğitim Fakültesinden, Fen-Edebiyat Fakültesine geçtiğim için olmuştu. Eğitim fakültesinde ki dersler daha...

Avrupa Hun Devleti'nin Kavimler Göçüne Etkisi

Avrupa Hun Devleti'nin menşeisi uzun yıllar tarihçilerin üzerinde durduğu ve tam net bir sonuç alamadıkları konudur. Bu konuda farklı görüşler ortaya çıkmış. Bazı tarihçiler kökeninin İskitlere dayandığını söyleseler de, bazıları ise Asya Hunlarından geldiklerini ileri sürmüşlerdir. Şu bir gerçektir ki Avrupa Hun Devleti kesinlikle Türktür. Kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre Asya Hunlarından geldikleri açıktır. Avrupa Hun Devleti'nin tarih sahnesine çıkışına gelecek olursak, Asya Hun Devleti Çin tarafından ikiye ayrılmıştır. Bir taraf Hohanyeh diğer taraf ise Çiçi liderliğinde topluluk olarak yaşamışlardır. Hohanyeh liderliğinde ki Hunlar Çin'in egemenliği altına girmiştir. Çiçi liderliğinde ki Hunlar ise Çin ile mücadele etmiş ve mağlup olmuştur. Kırgız bozkırlarına çekilip orada yaşamaya başlamışlardır. Türk kimlik ve benliklerini hiçbir şeklide yitirmemişlerdir. Asya egemenliğini Siyenpilere kaptıran Hunlar, Batıya doğru ilerlemeye devam ettiler. 374 yılında İdil ( ...

Türk İslam Sentezi

Türklerle İslam Dininin ilişkilerini incelediğimizde Hz.Peygamber'in hadislerine atıfta bulunmak suretiyle oldukça erken döneme dayandığı görülür. Bir hadiste "Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayınız." ve Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethetmesi ile ilgili bir hadisinde "İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan o ordu ne güzel ordudur." ifadelerini kullanmıştır. Buradan da anlaşıldığı gibi aslında Türk-İslam sentezi Hz.Peygamber'e dayandığı ve Türklerin İslamiyet'i kabul edecekleri belliydi.  Türkler 7. yüzyılın ortasında Nihavend Savaşından sonra Müslümanlarla temas etmeye başlamışlardır. İran'daki Sasani Devleti'nin yıkılmasından sonra başlayan Türk-Arap mücadelesi yarım yüzyıl sürmüş. Bu arada Emevi Devleti'nden sonra Türkler İslamiyet'in hizmetine girmiştir. Talas Savaşında (751) Türkler ve Araplar aynı safta yer almış ve Çin'i yenmişlerdir. Türkler'in İslamiyet'e geç...

Tarih Bölümü Seçecekler Dikkat

Başlıktan da anlaşılacağı üzere tarih bölümü hakkında biraz sizleri bilgilendirmek istedim. Öncelikle akademik bir kariyer düşünüyorum diyorsanız bu yazı tam size göre. Önceleri bu bölümü tercih kılavuzuna yazarken aklımda hiç bir şekilde akademik bir kariyer yoktu. Evet birinci sınıftayım daha yolun başındayım ama şimdiden hedefimi belirlemeliyim. Neden bende alanimda kendimi geliştirmeyeyim ki, bunun için öncelikle derslerimde ilerlemeli ve başarı elde etmeliyim. İlerleyen zamanlarda ise ilerleme saglarsam o da tabii ki yüksek lisans yapmama yarayacaktır. Şuan sadece derslerle vakit geçiriyorum ve sonraki hedefim yaz tatilinde İngilizce meselesini halletmek olacaktır. Zaten bu ikisini hallettikten sonra gerisi gelir. Tarih bölümünü okumak istiyorsanız  gerçekten tarihe ilgi duymanız lazım. Görüldüğü gibi sadece ezbere dayalı bir bölüm değil anlama ve yorumlamaya dayalı bir bölümdür. Özellikle Arap alfabesine aşina olmazinda fayda var çünkü tarih bölümünün temeli Osmanlı Türkçesin...

Tarih Nasıl Sevilir? ve Kısaca Tarih Nedir ?

Tarihi sevmek için öncelikle merak duygunuzun olması gerekir. Tarih meraktan gelir. Geçmişteki olaylara merak duygusu ile yaklasmak tarihi bir nebze olsun incelemede ve araştırmada size yardımcı olacaktır. Geçmişte yaşanan olayları tarafsız bir şekilde farklı kaynaklardan yararlanarak incelemeye tarih denir. Kısacası tarih geçmişin bilimidir.  Tarih geçmişten ders çıkarmamıza ve geleceğe yön vermede yardım sağlar. Son olarak söylemem o ki gecmisini bilmeyen geleceğe yön çizemez.

Geleceğin Tarihçisi Havva ELÇİOĞLU Kimdir ?

Doğma büyüme Şanlıurfalı olan Havva ELÇİOĞLU öğrenim hayatinin büyük bir kısmını doğduğu yerde görmüştür. Üniversite sınavına kendi imkanlarıyla hazırlanan Havva 2. Yılında özel bir üniversite de sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünü tam burslu  kazandi. Fakat belli sorunlardan dolayı okulu tamamlayamadı ve bırakmak zorunda kaldı. Son bir şans olarak tekrar hazirlandi ve şuan okuduğu bolumu kazandı. Muş Alparslan Üniversitesi Tarih bölümü öğrencisi olan Havva ELÇİOĞLU geleceğin önemli tarihçisi olma yolunda ilerliyor...